|
| ||||||
|
|
|
Sedat CEVHER Çevremdekilere bütün gün boyunca hayatın kısalığından dem vurdum durdum. Yirmi sekizinci doğum günüm yaklaşıyor. Birbirinin aynı geçen günler arasında zaman çok hızlı akıyormuş. Ben böyle hissediyordum. Bugünlerde çocukluk ve ilk gençlik dönemlerim bana yaşadığım şu andan daha yakınmış gibi geliyor. Hepsi yirmi yedi senelik bir hayat... Geçen bu yirmi yedi senenin her biri bana yüzyıl gibi geldi. Hatıralarla uyuyup hatıralarla uyanmanın anlamını erken öğrendim. Yaşanmışlıkların getirdiği sıkıntılarla yatağın içinde soğuk terler dökmek benim yeni alışkanlığım. Pişman olacağım şeyler yapmamaya daha on üç yaşımdayken karar vermiştim. Tıpkı ruhlarına dokunma fırsatı bulduğum diğer arkadaşlarımın yaptığı gibi kendi kendime hata yapmamaya söz vermiştim. Kaçımız bu sözü tutabildik hiç bilmiyorum. Hayatımın yaşadığım döneminin bana getirdiklerini düşününce geriye kalan kısmı için endişeliyim. Hal böyleyken ve herkesin er-geç öleceği bilinirken çoğu insanın sonsuza kadar dünyada kalacakmışçasına büyük bir hırsla hayata bağlanması bana çok da anlaşılır gelmiyor. Zira hayat benim durduğum yerden bir cennet bahçesi gibi görünmüyor... Ki sonunda da ölüm var. Bu durumda kendime göre yapabildiğim yegane açıklama ölmek için yaşamak yerine yaşam için yaşamak tercihi. Kişinin yaşadığı hayatla, ölümünden sonraki hayatı değiştirebilmesi ve sonuç olarak bu şekilde hatırlanır olması onun, yaşam için yaşadığını gösterir. Hatırlanmak için çaba göstermek... Böyle düşününce insana daha az bencilce görünüyor bu tarz bir yaşam. Hayır! İnsan ölmekten çok unutulmaktan korkar. Aşil'i öleceğini bildiği halde Truva önlerine götüren neden unutulmaktan korkmak değil de ne? Anlaşılan hatırlanacak şeyler yapmak hayatın kendisinden bile daha önemli. Öyledir elbette: İnsanı "büyük" yapan hatırlanma isteği ve bu isteğin elde edilmesi için gösterdiği çabadır. Hayat denen o iki satır arasındaki boşluğa; anlamlı ve daha önce kimsenin yazamadığı bir şeyi yazmak. Bundan kendi adıma çıkarabildiğim sonuç şu: Benden sonraki nesillere aile ağacında bir isimden daha fazla anlam ifade etmek. Dolayısıyla insan hayatın tükettiği kısmını bırakıp önündekiyle ilgilenmelidir.
|
|
| ||
|
|
||||||