İkili İlişkiler

Meral ULUDAĞ

Neden kadınlar hep erkeğinin ona sahiplenmesini isterler? Neden onları hep güçlü görmek isterler? Onların duyguları yok mu da onlara duygusal olmayan mührünü vururlar ve onlar bu mührü ömür boyu taşımak zorunda kalırlar...

Aslında , ikili ilişkiler keser gibi "hep bana hep bana" değil, "bir bana bir sana" testere misali olmalı.

Kadın ister' der 'ver bana", erkek" der daha ne vereyim sana"...

"Terazinin kefesi dengeli olmalı" demişti bir dostum." Bir taraf ağır olursa denge bozulur." Kişiler duygularını karanlığa yatırmamalı, duygularını sermaye edinmeli bunu iyi değerlendirmeli ve ayna gibi olup yansımalı, yansıtmalı...

Erkeğin de kadının da rolleri vardır, ister evlilikte ister ikili ilişkilerde olsun, bu roller ona toplum tarafından verilmiştir.

Erkeğin limanıdır kadın. Bazen azgın sularda mücadele eder, bazen akıntıya kürek çeker, yorulur, nefesi daralır, sığınacak liman arar. Usulca yaklaşır dinlenir, dinlenir. Sonra suçluluk duygusu, sonra pişmanlık...

Kadın sahip çıkmalı erkeğine, yalnız bırakmamalı onu. Fedakarlığın sınırı, fedakarlık yapılan tarafın kişiliğine göre ayarlanmalıdır. Karşımızdaki kişi nankör değilse, ona yapılacak fedakarlıkta, sınır koymaya gerek yoktur" (Nevzat Tarhan)

Görüşünü anlatan her bayanın bu konuya yaklaşımı farklıdır. "Erkek gözüyle, kadın kulağıyla severmiş."

Denge dedik ya... Her şey alt üst oldu bu sözlerle. "Erkek gözüyle sevsin ama, biraz da konuşsun be kardeşim." E kadın sen de susmazsın ki hiç... Adama fırsat vermiyorsun ki söylesin sevdiğini... Bu işin esprisi bu... Denge lütfen.

Bu hassas konu bu kısacık yazıyla anlatılmaz elbet. "Eşlerin birbirlerine duydukları sevgiyi canlı tutmaları, beyinsel ihtiyaçları için de geçerlidir. Beyinde duyguları düzenleyen alanların sevgiye ihtiyacı vardır." (Nevzat Tarhan)

İnsan sevgiyi sadece şiirlerde, yazılarda yaşamamalı, onu hayatın her basamağına dahil etmelidir.