|
yakarış
Salih OKUMUŞ
güneş
çekilirdi pencerelerden
karanlık bir
mahrem gibi
usulca girerdi evlerimize
yağmur bir dua
olurdu
yetim
çocukların avuçlarında
toprak suya doyardı
oysa gözyaşlarının
gücüne inanmazdım eskiden
gök
kubbede dua gibi dolaşırdı ahlar
gezgin bir titreyiş olurdu içlerimizde
yer yüzü canlanırdı
uçurumlar
dağ dorukları
yeni
bir sabah verirdi güneş
ellerimize
doru atlar
çıkagelirdi
kar yığınlarından
zaman kaçak bir
sevgili olurdu
bıçak
sırtlarında
sızıldatırdı
inceden ince
gül kokuları
kaçışırdı terli tutkulardan
uzaklığı
öğrendiğim denizler
annemin balkona astığı
mavi gömleğim
aklımı
çelerdi gitme diye
sonra
sen düşerdin
aklıma
bir komşu
kızının perçemine pervaz olurdu
telkari gülüşlerin
ağlardı
ezan vakti sebilleri özleyen testiler
ellerinde can bulurdu
bir sonsuzluk gibi
gözlerimde
savrulan güvercinler
alır
başını giderdi kimsesiz kum taneleri
yağmura
doyardı
güneş
kırıklarını toplayan
yorgun
şemsiyeler
kumdan
yaptığımız
kaleler gelirdi aklıma
bahçedeki leylaklar yeni açmış ebe gümeçleri
aklımı çelerdi gitme diye
eğer
sen deseydin gitmezdim
sonsuza kadar
ey mavi gömleğim
kimse sevmedi beni
senin kadar
*
önceki sayıda şairimizin bu şiiri eksik yayınlanmış
olup tamamını şu anda yayınlıyoruz.
|