|
|
|
Hoş
geldiniz:Vızıltı Çağı
Eyüp
AKYÜZ
Nedir günümüzün
en büyük sorunu? Gelin yüz kişiye soralım. Evet, herkesin bir fikri
var, tabi dili de. Elbet konuşacak/ yorum yapacak. Hadi bu kez
değişiklik yapalım. Yüz kişiye anlatalım. Biz konuşalım, onlar
dinlesin. Konuşmak kolay, sıkıysa dinlesinler bakalım. Yok yok gelin
vazgeçelim bu işten. Çin işkencesi cinsinden bir işkenceye maruz
bırakmayalım sevgili halkımızı.
İki
kulak ama bir ağız verilmiş insana. Allah muhafaza tam tersi olsaydı
halimiz nice olurdu. Bunun için ne kadar şükretsek azdır diye
düşünüyorum.
Neden bu kadar konuşuyor
insanlar? Kimse kimseye katlanamıyor neden? Dinler gibi gözüken
muhatabımız neden onaylarmışçasına başını sallarken başka şeyler
düşünüyor ve hatta kendi konuşmasını hazırlıyor zihninde? "Söz
gümüşse sükut altın!" değil miydi? Yanıldım mı yoksa? Dilim mi
sürçtü? Söz mü altındı?
Nedir bu konuşma
arzusu, bitmek tükenmek bilmeyen anlatma tutkusu?
Sözün
büyüsünü bırakmıyor şimdi diller. Az ve öz konuşmak tarihteki yerini
almış durumda. Milattan önceki filozoflar tarafından kurulan sükunet
devleti, Milattan sonraya kalmadan laf salatası yapan acemi insanlar
tarafından yıkılmıştır. Bütün insanlığın dikkatine!
Şairler, yazarlar yazma derdinde. Çok okuyup, çok dinleyip az yazma
devri bitmiş ne yazık ki. Uzay çağında değiliz, o çağ çoktan
kapandı. "Lakırdı Çağı", "Gürültü Çağı", "Vızıltı Çağı" vb. diye
adlandırabileceğimiz konuşma devrindeyiz artık.
Ağzı
olan konuşuyor da kulağı olan neden dinlemiyor? Üstelik kocaman iki
tane kulağa rağmen. Ne kadar ilginç değil mi?
Sus kalbim uzayacağa
benziyor bu yazı. Bak konuşmaktan bahsettin kendin aştın hududu.
Hadi şimdi sus, dinleme moduna geç.
Ve
şimdi sükunet...
|
 |
 |
|
|
|