Aydınlanma

Ali ERSABA

 

Zifiri karanlık bir gece. Birden yağmur bastırıyor. Yağmur parmak gibi yağıyor. Arada ceviz büyüklüğünde dolu taneleri kafana isabet ediyor ve acıtıyor. Dolu ve yağmurdan kurtulmak için yolun kenarındaki bir ağaca sığınıyorsun. Şimşek var gücüyle çakıyor. Şimşek karanlığı ısıtıyor ve tarlaların suyla dolu hali bir görünüp bir kayboluyor. Gökte dallı budaklı ışık tablosu. Endişe son hadde. Yağmur ve dolu gittikçe artıyor. Işık şelalelerinin yere doğru aktığını görüyorsun. Gürültüden yüreğin oynuyor.
         Art
ık beyninde de şimşeklere çakmaya başlamıştır. Bu ağaç beni koruyor gibi görünse de aslında beni yok etmeye çalışıyor, diyorsun. Bu ağaç beni aldatıyor tepeme yıldırımlar çekmek için diyorsun. Bunlar bana komplo kurmuşlar, diyorsun.
         A
ğacın altını terk edeyim diyorsun; dolu taneleri kafana iniyor. Ağacın altında kalayım diyorsun yıldırım ha indi ha inecek.
         Birden bir
şimşek daha çakıyor gönlünde. Aydınlanıyorsun.
         Ertesi g
ün aynı yerden geçiyorsun, günlük güneşlik. Ağaca doğru bakmıyorsun bile.