yosun tutarı sözler

Mehmet OKUMUŞ

eşyanın gölgesini gizleyen vakittir akşam
yere mühür vurulunca alacadır karanlık
dört elif miktarı uzar acısı aşkın
göze düşer ağlamak

niyeti okunur çocukların sesinden biraz anne
oyunları bozar tedirgin ayak'an kavak yeli
yaprak kımıldatmaz güvercinler geçer
güz gibi gecenin gözlerinden
nazar bakışın hizasında kalır kanatsız

incir çekirdeğinde iki büklüm

eşyadan şeye doğru çoğullaşıyor ins
ansızın tırnaklar uzuyor keskin toprağa bıçak

varlığın gölgesini uzatıyor sabah
diriye dönüyor kılıçlar hepsi çekilmiş
ayaz başlıyor ısınmaya evlerden soğuk vurgunu
kuşluk aksidir ıslak değneği yolcu
aklını güder çobanların aklı gider

çeyizlerine bakıp yeni gelinler
süsünü güneşte kurutur dillerinde türkü
yakar aşı ateşte çiğ sabahların duvarına çöker bulut
yağmur nasır tutar yağmaktan kendine
çoğalır suretler gündüzleyin
dar kente kaldırımlar ayakları çeker isteksiz
gençler söz tutmaz elleri kalem az buçuk
sus kapısı sevabın yanına açılmaz
gün biter ikindisiz

bir elif miktarıdır meleğin indiği an