|
yakarış
Salih OKUMUŞ
güneş çekilirdi pencerelerden
karanlık bir mahrem gibi
usulca girerdi evlerimize
yağmur bir dua olurdu
yetim çocukların avuçlarında.
toprak suya doyardı
oysa gözyaşlarının gücüne inanmazdım eskiden
gök kubbede dua gibi dolaşırdı ahlar
gezgin bir titreyiş olurdu içlerimizde
yer yüzü canlanırdı
uçurumlar
dağ dorukları
yeni bir sabah verirdi güneş ellerimize
doru atlar çıkagelirdi
kar yığınlarından
zaman kaçak bir sevgili olurdu
bıçak sırtlarında
sızıldatırdı İnceden ince
gül kokuları kaçışıldı terli tutkulardan
uzaklığı öğrendiğim denizler
annemin balkona astığı mavi gömleğim
|