Kısa Öyküler

Mahmut SÜREYYA

YANILGI

Baktılar izlerine, adam sandılar. Yaklaştılar değildi.

VEFA

Oğlunu başının üstünde taşırdı hep.
Bir gün oldu. Oğlu taşımadı. İşi çoktu.
Belediye sağ olsun.

DAVA
Yıllar sonra karşılaştı üç kişi. Bakıştılar bir süre.
"Sizi dinleseydim ceza almazdım" dedi biri.

"Seni dinleseydim ceza vermezdim" dedi diğeri.

"İkiniz de beni dinlemediniz dedi, yıllar önce savunamayan kişi.

SERAP

Bir soruydu. Sorulmayı bekledi yıllarca. Bir sorulsa, soru soruyu doğuracaktı. Çoğalacaktı. Zaman, bir kuş olmuş uçuyordu durmadan. Onlu yıllar erkendi daha. Yirmili yıllar zamanı. Otuzlu yıllar bir hayli gecikmişti.

Kırkların başında sordu biri. Sevindi, umutlandı biraz buruk, biraz yorgun. Gün, hafta, ay derken bir mevsim geçmeden unutuldu bir kapı arkasında. "Cevabımı buldum" derken, bulamadı Serap, elliye kadar.

     SİLAH
     Silahını şakağıma dayadı. "Korkma" dedi, "ne varsa ver."
     Eli titriyordu. Baktım. Düştü. Ne bileyim kalbi varmış Hakim Bey...
     Eğer suçsa, gözlerimi müsadere etmeyin.