Akşam

Ayşe Melike KURTARAN

 

Güneşin gündüze veda ettiği, yalnız kaldığı zamanlardır akşam. Kızıl zamanlar, alacakaranlıklar akşamın habercisidir çoğu zaman. Koca bir gündüzdür yerini akşama terk eden. Bağrışmalarla, acılarla, sevinçlerle geçen koca bir gündüz. Akşam yalnızlara arkadaştır, akşam yoldaştır, akşam umutlardır ya da akşam o umutların bittiği yerdir...

Akşam kızıllığını aldın mı eve bir kere her eşya değişik anlam kazanır: tablolar canlanır, adeta kendine bir akşam yaratır ve o akşamı yaşarlar...

İnsan böyle anlarda hayatın neresinde hata yaptığını düşünüyor, neresinde keşke dediğini, pişmanlıklarını, özlemlerini çoğu zamansa tereddütlerini. Ya kaçırılmış bir dün gelir insanın aklına, ya uzak görünen bir yarın. Ya da bir an yarım kalmışlıklarla dolu biran...

Şiirlere konu olur kimi zaman 'akşam, yine akşam, yine akşam' ne şairler yazar onu not defterlerine, ne şairlere duygu yükler bir gelişi, bir edasıyla...

Benimse akşam hüzün salıyor yüreğime gelir gelmez. Kendi hüznünü de katınca sabaha ulaşmak uzuyor, gece uzuyor, hüznüm büyüyor yüreğim de. Söylenmemiş sözler geliyor aklıma, söylenememiş nice sözler. Yapmak isteyip de yapamadıklarım. Her hamlede yanlış taşı atma korkusu yaşatıyor akşam galiba...

Hani ağlamaklı olursun ağlayamazsın da bir akşam yetiverir gözlerinde ki yağmuru başlatmaya. Hani herkesten uzak kendine kendi hissettiklerine yakın olmak istersin ya kimi zaman, işte o zaman akşam son durak...