|
Hediye Paketi
Gülsen ÖZDEMİR
Gözümüzü
sabaha her açtığımızda bir hediye aldığımızın farkında mıyız? Her
yeni gün bize bir hediye. İçinde bir dolu mutluluk olan bir hediye
kutusu. Her yeni gün...
Üstelik de o
mutlulukları edinmek için o koca günden saatler değil sadece "an"lar
almamız yeterli. Her bir gün bize mutluluk vaatleriyle başlar. Peki,
kaçımız bu hediye paketini açar? Ya da paketin içindeki mutluluğu
yakalayabilir?
Paketi o gün
açmak gerekir, ertesi güne hükmü kalmaz. Çünkü her bir gün başka
paket gelir. Büyülü bir şey gibi. Ertesi güne kalırsa büyü bozulur.
Ama bu büyü her gün sürer. Her gün, her gün…
Kaç gün bu
hediye paketini fark etmeden uyandık? Kaç hediye paketini ziyan
ettik? Neden bize verilen bu hediyeleri görmezden gelmekte ısrar
ederiz?
Yeni başlayan
her bir gün başkadır. Ayrı bir zamandır. Bir öncekinin ya da bir
sonrakinin ötekinin ya da berikinin benzeri değildir. Her bir günün
sunduğu ayrıdır. Bu günün fırsatını belki yarın vermez. Veya yarının
fırsatını bu günden alamayız. Bu gün güneş coşar belki öteki gün
yağmurlarla süslenir, belki bir başkası bembeyaz karlarla gelir. Bir
gün birisinin acısını paylaşmayı verir, bir diğeri acını paylaşacak
birini.
Her bir gün
bir değişimdir. Dünkü çiçek aynı değil, bahçedeki ağaç aynı değil,
yollar, sokaklar aynı değil. Hiçbir insan aynı değil, kendimiz de
aynı değiliz.
Her şey
sürekli değişir. İşte her gün, bizden tüm bu değişimleri keşfe
çıkmamızı ister. Çiçeğe, ağaca, insana her gün yeniden bakmalı,
yeniden keşfetmeli, her bir güzelliğin keyfini çıkarmalı bu
keyiflerden bir mutluluk çıkartmalıyız. Belki o günün mutluluğu
minik bir teferruattadır. Bilemeyiz. Gün karmaşık aslında çok
kalabalık. Dağınık veyahut da içinde çok fazla eşya olan bir oda
gibi. Böyle bir odada ufak bir şey görebilmek dikkat isteyecektir.
Paket dolu yani. Her şeye dikkatle, önemseyerek bakmak lazım. Hayat
bize koca koca mutluluklar sunmaz belki ama küçük sevinçler
bahşeder. "An"lardan aldığımız keyiflerle mutlu olmak gerekir.
Aslında her gün bir hediye almak da başlı başına bir mutluluk
sayılmaz mı?
Günlerimiz
hediye, mutluluk kapısına taşıyan bir dolu keyif taşır. Neden
bunları görmeyiz? Günleri hoyratça harcamak kendimize zehretmek de
neyin nesi? Neden "zaten içinden bir şey çıkacağı yok" der gibi
paketin kurdelesini bile çözmeden çöpe atarız ki? Bu ne haksızlık!
Güzel Yaratıcının bize hediye vermek gibi bir yüce nezaketine,
cömertliğine ve lütfuna karşı bu nasıl bir kabalıktır böyle?
Alemin en
yüksek merciinden gelen bir hediye nasıl değersiz sayılabilir ki?
Artık
paketimizi açmayı deneyelim. Bakalım içinden ne güzellikler çıkacak?
O gün hangi sevinci yakalayacağız bakalım. Bir daha aynı hediyeyi
almayacağız. Bir daha aynı mutluluk fırsatlarına rast gelmeyeceğiz
çünkü. Ve de şayet hediyelere gereken ehemmiyeti göstermez isek
belki de artık hediye almayacağız. O yüzden hediyemizi alalım ve
hediye aldığımız için teşekkür etmeyi de ihmal etmeyelim.
|