|
Paylaşım ve Metaları
Dr. Fazıl ÖZDEN
Hayatımızda
kelimeler ve kavramlar ne kadar önemli? Onlarsız hayal bile
kuramayacağımı düşünürken, hayallerimi anlatmaya kelimeler, cümleler
ya da kitaplar yetmez gibi gelir.
Kelimelerin
sundurulup, anlamlarının taşkınlığı ile oluşan argo bir yanda,
kelimelerde ortaya konulan anlam daraltmaları ve kısırlaştırmalar
başka bir yanda. Hayal dünyamız kelime hazinemizin sınır ve
sınırsızlığının boyutlarını ortaya koyuyor.
İstiyorum ki bir
dostuma onu sevdiğimi söylediğimde kastımın dışında farklı bir
algılanma ile suçlanmayayım. Ya da hayalimde var olan bir şeyi
planlayıp üretirken kullanabileceğim yaratmak kelimesinin sonucunda
müşrik olarak algılanmayayım. Sınırların mutlak ihtiyaç olduğunu
bilmeme rağmen art niyetli değerlendirmelerden arınmış bir dünyada
sınırsız hayallerle coşmayı arzuluyorum.
Evet, kelimeler
iletişim ve paylaşımın ana metası. Onlarsız sessizliğe boğulacak
dünyaya katlanmanın zorluğunu fark etmenin yanında, gözlerle
anlatılanların doğruluğuna ve romantik lezzetine parmak basmadan da
geçemeyeceğim.
Sanırım bu dünyada
var olan her şey kendince bir anlam ve önem taşıyor. Ben benim için
en çok anlam ve önem taşıyan şeylerden biri olan duygulara gelmek
istiyorum. Sevmek, nefret etmek, özlemek, hüzünlenmek, mutlu olmak,
öfkelenmek, kıskanmak, merhamet etmek ve daha niceleri. Kitaplardaki
tanımlarına bakmadan hepimizin üzerinde söz söyleyebileceği
kelimeler bunlar.
Bazılarımızın bir
cümle ile bazılarımızın da kitaplarla anlatmaya çalışacağı
duyguların en güçlüsünün ne olduğunu hep merak etmişimdir.
İnsanlardaki kişilik yapılarının, duyguların güç dağılımı üzerinde
çok önemli farklılaşmalar oluşturduğunu gözlemledim. Genelde sevgi
ya da nefret en güçlü gözüken iki duygu olarak karşımıza çıkıyor.
Birbirine zıt olarak algılanan bu duyguların bir birine dönüşmesi
olayı da sıkça karşımıza çıkan bir durum olsa gerek ki; atasözümüz
olmuş "sıkı dostluklar kavga ile başlar". Enerjileri her ne kadar
bir birine yakın olsa da talep edilenin sevgi oluşu onun kıymet ve
güzelliğini net bir şekilde ortaya koyar. Sevgi ile bakan gözdeki
lezzet, sevgi ile ağlayan gözdeki rahmet ne muhteşem değil mi?
"Sen olmasaydın
habibim, kâinatı yaratmazdım" hadisiyle tüm âlemi kuşatarak, bir
yaradılış gayesi ortaya koyan sevgi, gücünü üreten bir dinamodur.
Seven kalplerle geçilir Kaf dağının ötelerine, ancak seven kalpler
dağları delip yol verir ırmaklara. Evet, evet "Bir birinizi
sevmedikçe cennete giremezsiniz" nidası ki; seven kalplerle girilir
cennetlere. Sevmek nasıl bir ihtiyaç ve gereklilik ise, imanın en
aşağı derecesi olarak nitelenen buğz etmekte bir gereklilik. Her iki
duyguyu da ikram edeceğimiz insanların dünya ve toplumumuzda yer
aldığının bilincindeyim. Layık olana layık olduğunu verebilmeyi
beceren, erdemli insanlar olabilmek ne güzel!
Kalplerimizde ki
sevgi; sevilmeye layık olana yönlenip, muhatabında karşılık bulup,
cennette cemalullahı seyirle sonlanan bir yol olsa gerek.
|