gerçek sadedir

Selim ÖZKABAKÇI



toprağın bereketi bulutlara
yüklenmiş güneş ışığını
hançer gibi saplıyor dünyaya
eşitliğin adalet olmadığı anlaşılsın diye
gün ışığı görmemiş düşüncelerim

hilal gıpta ediyor
yıldızların aşkına
zulüm
karanlığın kirli savaşçısı
çöküyor şehre
karanlık
sokaklar ıssız
mezarlık sessiz
ürküntü verici

yalnızlık yollara
barikat olmuş
taşlar
dikilmiş yazılı anıt misali
masum gözlerle bakıyor
çocuklar
kirli dünyaya büyümek paslandırır mı zihinleri

yaldızlı sözler pazarlıyor yalancılar
gerçek sadedir olduğu gibi
kumarbazlar ceset satıyor
iki kuruşa
cesaretim kinimle orantılı

intikam almak
rahatlatmıyor
saatler yalan söyler
zaman asla

adalet sermayenin tutsağı
terkedilmiş konak
harabeye dönmüş isyanım
acılarımı artırıyor yine de