Osman İSLAMOĞLU

 

 

          Osman Bismihi Teala
          Esselamu Aleyku
          Aziz üstadım can ağabeyim'e

         Aylardır penceremi kapatan kesif sis'i dağıtan sesiniz, ruhumda tsunami etkisi yaptı desem abartı olmayacak inşallah. Sizi unutmuş bir muhibbiniz olarak değil, size karşı mahcup bir kardeşiniz olarak ses verdim telefonda. Sesim ruhumun neşesini ne kadar aksettirdi bilemiyorum. Çölde kaybettiği yitiğini bulmuş bir bedevi kadar sevinçliyim.

         Sizinle tanışmadan önce ve sizden sonra,farklı zamanlarda, farklı  mekanlarda çok farklı insanlarla bir arada olma imkanım oldu.İnsana, hayata ve dostluk ilişkilerine dair farklı iklimlerin tecrübelerini yaşama fırsatı buldum.. Size dair içimde en ufak bir olumsuzluk taşımadığım gibi, her gönlümden geçişinizde sizi hep hayırla yad ettim. Dostluğun ne olduğu/ne olmadığına dair en net tarifleri Metin Demirci'den öğrendim.

Dost her şeyi affeder mi? sorusunun en çerçeveli cevabını da bana siz vermiştiniz. İlişkileri oluşturan bağlar ve o bağlan oluşturan sebep ve niyetlerin önemini de... ve bir ilişki hangi illete bağlı olarak oluşuyorsa, o illete bağlı olarak yok olmalıydı...

Dostluğunuza sebep olan vasıflar dostunuzda kaybolmamışsa, adaleti ifade etmeyecek gerekçeler ya da nefsi sebeplerle bozulan dostlukların haber mahreci, Çorum olmamalıydı diyebiliyorum sadece. Bu ifadelerimi bir kınama yada sitem olarak değil,   duyduğum derin üzüntümün arz-u hali kabul ediniz.

Sizi de, Orhan abimide, Salih'in çay ocağımda, Osmaniye de evlerinizde yaşadığımız her anıda çok özledim. Sevginiz öylece durur gönlümde. Mail adresimi size ulaştırmak amacıyla bir kaç satır yazayım derken haddim olmayacak uzun cümlelerle bu yazı ortaya çıktı. Müsamahanıza sığınarak. Yolluyorum. Hasret ve muhabbetle kucaklıyor, ellerinizden öpüyorum. İrtibatı koparmayalım inşallah. Vesselam