İsmet Özel Gözlüğüyle
Yunus Okumak

Metin DEMİRCİ

        İsmet özel son çıkışlarıyla yazın dünyasındaki yerini bir basamak daha yükseltti.   İyi de yaptı. Diğer yazarlar da  örnek  almalı   İsmet Özel'i.

Şair için şiir kitabı çıkarmak elbette önemli bir iştir. Pek çok şair şiir yaparken gösterdiği itinayı şiir kitabı çıkarırken göstermez. İsmet Özel'in yaptığını her şair kendi çapında yapamaz mı? Bir basın toplantısı düzenleyemez mi kitabı için. Herkese Cemal Reşit Rey Salonu nasip olmaz ama her şair bu iş için bir mekan bulabilir.

İsmet Özel bu konuda ilk değil, en iyisi.

İsmet Özel Cemal Reşit Rey Salonu'nda yalnızca şiir kitabını değil gözlüğünü de tanıtmıştır1.Biz orda yoktuk ama fotoğraflardan yansıyan şekliyle ciddi bir adam özel bir gözlük arkasından çok özel bir okuma yapıyordu.

"Allah Türkleri diğer milletlerden üstün yarattı." cümlesini şerh ediyor ve "....Yunus Emre'yle başlayan milletleşme süreci yaşandı bu ülkede." diyordu.

"14.asır, dünyada kapitalizmin İtalyan site devletleri kanalıyla temellerini attığı sırada Osmanlı Devleti de kuruluş aşamasındaydı. "şeklindeki tarih okuması da bir başka açıklama gibi geldi bize. İsmet özel şöyle devam ediyordu:"Burada bir kırılma noktası başladı ve ülkede yaşayan insanlar kendi hayat tarzlarının gereği olan ya da sonucu olan, bir edebiyat formunu, Divan Edebiyatını terk ettiler, reddettiler yeni bir edebiyat formunu çıkarmaya gayret ettiler. Batı tesirinde Türk Edebiyatı dendi buna ya da Tanzimat Edebiyatı."Ayrıca şunu da söylüyordu İsmet Özek Türkiye’de Divan Şiiri'nin terk edilip Batı Tesirinde Türk Edebiyatı'nın oluşması meselesi, gene bizim insan olarak, insan düşüncesi insan elinden çıkma kültürel yapılarla olan münasebetimizin bir veçhesini ilgilendiren bir hadise. Osmanlı Devleti bir yaşama tarzı, bir edebiyat doğurmuş ve bu yaşam tarzı dolayısıyla bir şekilde edebiyat dumura uğramış. Türkiye de icbar edildikleri yeni şartlara intibak edip etmeyeceklerini, yani eskiden yok saydıkları dünyanın kendi üzerlerine baskı kurması sonucunda kendi elleriyle yeni bir yaşama imkanı üretip üretemeyeceklerini düşündüler." şeklinde sürdürüyordu okumasını İsmet Özel.

İsmet Özel gözlüğüyle şu anlama geliyormuş Türk adı:

Allah Türkleri diğer milletlerden üstün yaratmış. Türk bir kavim adı değil. Türk kelimesi kavimlerden bir kavmin oluşturduğu toplumsal yapıya verilen bir admış.

İsmet Özel'in gözlüğünden bu durum, orta Asya kavimlerinin İslam' la tanışmasıyla başlamış ve Anadolu vatan haline geldikten sonra da Yunus Emre bu oluşuma bir dil yaratmak istemiş. Sonunda bu çaba Osmanlılarda Divan Şiiri diğer adıyla Divan Edebiyatı şeklinde tezahür etmiş; Bununla birlikte bir de hayat tarzı doğmuştur.

Bu oluşum kapitalizme epey bir engel çıkarmış fakat sonunda Osmanlı dayanamamış; Tanzimat Fermanı ile yeni oluşumda yer edinmeye kalkmış ve Divan Edebiyatı'ndan vazgeçilmiş; Buna yeni Türk edebiyatı ya da Tanzimat Edebiyatı denmiş.

Ondan sonrası zaten belli... Cumhuriyet ile birlikte kapitalizme dahil oluş...

Tarihin İsmet Özel'ce okunuşu bu.

İsmet Özelin gözlüğüyle Yunus nasıl okunur diye merak ettik ve aldık

Yunus"un "ha deyince hayran olur" şiirini elimize; başladık okumaya: Yunus 'Emre, ye göre Allah diğer milletlerden üstün yarattığı Türk"e "Ha deyince hayran olan bir de gönül vermiş."

"Hak bir gönül verdi bana ha demeden hayran olur
          Bir dem gelir şadi olur bir dem gelir gir yan olur"

İsmet Özel'ce okunduğunda Türkler İslam la karşılaşınca ha demeden hayran olmuşlar. Abbasi görünce Abbasi, Selçuklu görünce Selçuki, Rum görünce Rumi sonra Osmanlı olmuşlar

"Bir dem sanasın kış gibi şol zemheri olmuş gibi
          Bir dem beşaretten doğar hoş bağ ile bostan olur"

Bir millet oluşturmaya kalkan Yunus Emre' den daha iyi kim bilebilir bu kavmin karakterini? Şöyle diyor Yunus:

"Bir dem gelir söyleyemez bir sözü şerh eyleyemez
          Bir dem dilinden dür döker dertlilere derman olur.

          Bir dem çıkar arz üzre bir dem iner tahtasserra
          Bir dem sanasın kat redir bir dem taşar umman olur"

Açıkçası Yunus hedeflediği kavmin dilinin pek iyi olmadığının farkına varmış ona yeni bir dil üretilirse bu kavmin dilinden inciler döküleceğini ve dertlere derman olacağını söylemiş ve : "

          Bir dem cehalette kalır hiç nesneyi bilmez olur
          Bir dem dalar hikmetlere Calinüs'ü Lokman olur

          Bir dem dev olur ya peri viraneler olur
          Bir dem uçar Belkıs ile Sultan-ı İns ü can olur"
 
          Yunus modern halimizi de görmüş olacak gibi:
          Bir dem varır mescitlere yüz sürer orda yerlere
 
          Bir dem varır deyre girer İncil okur ruhban olur” diyor.

Yunus Tanzimat Fermanıyla Batıya yönelişimizden ve cumhuriyetle bunu gerçekleştirişimizden bahsediyor gibi.Yani Türk karakteri yeter ki hayran olunacak bir şey görsün ha demeden hayran olur demeye getiriyor.Mescitte yerlere yüz sürerken zaman gelip kiliseye girer İncil okur,ruhban olur diyerek günümüzü çağrıştırıyor.Velhasıl Yunus yanılmamış.Bu toplum şimdilerde yine bir başka hayranlıkla mest olmuş gidiyor bir yerlere.Bu kez de dönmüşüz hayran bakıyoruz batılıların gözüne;bir daha ha demeden hayran olmuş sanasın kış gibi şol zemheri olmuş gibi.

Velhasıl bir başka oluyormuş İsmet Özel gözüyle Yunus okumak.

İsmet Özel çok özel bir şair.Gözlüğü bile bir başka okutuyor insana tarihi.