|
aksi tabiat
eksi tabiat
Selahattin AYDEMİR
derler ki tabiatta bahar var, yaz var
ben hiç görmedim
benim dünyamda yalnız kış var, ayaz var
bu güne dek tüm yıllarım
hep aralıkta ocakta kaldı
bilmiyorum nisan yok mu
haziran nerede kaldı
bahar varmış, yaz varmış tabiatta
dikenler içinden açarmış mis gibi güller
gül dalında ötermiş bülbüller
canlanırmış doğa
çıkarmış topraktan tohumlar
börtü böcekle
başlarmış dansa
ne yaz gördüm bunca yıl
ne gül
ben her yerde kavak gördüm
dallarında karga vardı
selam verdim kaç kere
kafamı yardı
nesini seviyorum ki doğanın
ben ona uyumadım
o beni hiç sevmedi
hele insanlar...
hele insanlar...
bana karşı gülen yüz görmedim hiç
ama...
kimden öğrendim bilmiyorum
adres sorarken de güler yüzüm
tarif ederken de
insanlar ...insanlar...
önden arkadan saldırdılar
sağdan soldan
dört koldan
ısırdılar,çitme attılar
soktular
insanlar...insanlar...
dilleri akrep
kalpleri akrep kara insancıklar
bu yüzden
olmadı hiç kıymeti harbiyesi ben sevsem de
gözümü oyarken biri
öteki boza pişirdi ensemde
vay insanlar vay...
amcamdan dayımdan pay almaya kalmadı
onlar zaten uzaklar
daha yakınan geldi tokatlar
vay anam vay...
bir yanlış içindeyim hala
bilmiyorum
deli miyim neyim
hala insanlar için gayretteyim
nesini severim
niye severim ki
şu...insancıkları...
vallahi
ya deliyim ben
ya akıllı değilim
bilmiyorum ki,kimim
zaman gelir
bakarım adımı unutmuşum
zaman gelir
öyle boşalır ki beynim
boşlukta asılı kalırım çok zaman
basmaz yere ayağım
bir süre beynim olmaz şarz
görenler der ki
bu adam olmaz
bu adam sürmenaj
topu topu hepsi iki ayağım var
biri,bir adım atacak
sonra öteki
onlar anlaşamazdı
da
ben niye şaşırırdım sırayı
…
o kadar zor muydu yürümek
otuz yaşımda Allah'ım
…
beğenmezdim
bastığım kaldırımı
karşıya geçerdim kararlı kararlı
sonra
bu da aynıymış der dönerdim geri
yine
karşıda kalırdı aklım
vay anasını be!...
on saniyede on fikir geldi aklıma
hep güzeldi/hepsini severdim
on birinci saniyede bir fikir gelirdi ki
ötekilerin hepsini döverdim
nalla hallah!...
iki oğlum vardı bir eşim
bir de kiralık evim
bir türlü olamadı belli bir işim
altı ayda bir kaybolurdum
Hürriyet'in on birinci sayfasında
pamuk ipliği bile değildi hayatla bağım
ben
pek çok kereler hayatta olmadım
sırtımda hep bir küfe vardı
m nokta Akif'ten kalma
içinde iki evlat,bir avrat
solumda çukur,önümde çöl vardı
bataklıktı sağım
bir ihtimal, bir hayal
uçmak kalmıştı bulutlara
tanrım!
ben nasıl uçacağım...
uçmadım
amma
içimde hep
gürleyen bir yer altı çağlayanı vardı
derindeeen çok derinden gelirdi sesi
ama duyardım
bağır diye bağırırdı
ya sen bağır
ya ben bağıracağım
yoksa deli olacağım
ben de bağırırdım
içimdeeen,taaa içimden
"bu çölü aşacağım
hem dönmeyeceğim geri
hem ayakta duracağım
…
mutlaka kazanacağım
…
|