Ehil Olan Elini Kaldırsın

Teoman ŞAHİN

         Genelde dünya, özelde ülkemiz ahir zamana doğru yol alıyor. Sıkıntıların ya da tabiri caizse cenderelerin içinden geçiliyor.

         Sorunlar çeşit çeşit ama her sorunun bir insanın kuralı ihmal etmesinden kaynaklandığı da bir gerçektir. Kurallar ne olursa olsun uygulayacak insandır. Kimliği, kişiliği ve dünya görüşü ne olursa olsun son sözü söyleyen insandan başkası değildir. Çok iyi kurallar, ehil olmayan insanların elinde olumsuzluklara neden olabilir. Bu durumun aksi de mümkündür ve çok kötü kurallar ehil insanların elinde hayatı kolaylaştırır. Bu yüzden İlahi ses,'"Emaneti ehline veriniz"'demektedir. Üstelik dünyanın iyi yasaları iyi yönetime yeterli olsaydı herkes o yasayı alıp uygular ve sorunlarını çözmüş olurdu. Ne var ki aynı yasalar değişik insanların elinde bazen sorun çözümüne, değil sorunların kronikleşmesine neden olur.Bu durumda e ülkemizdeki sorunların büyük kısmı karar verme mekanizmalarına ehil insanların seçilmesiyle hallolacaktır. Esasta ekonomik yardım almadan, hiçbir plan yapmadan, sadece ehil insanların uygun yerlere yerleştirilmesiyle ülkemizin sorunlarının yarısı doğal akışında, kendiliğinden çözülebilir. Bunu yapamadığımız içindir ki, aradaki kişisel ilişkiler olayları kör düğüm yapıyor.

         Şu an yasama, yargı ve yürütme arasında güncelde yaşanan tüm sıkıntıların özünde ehil insanların ehil yerlerde olamayışı gerçeğinde saklıdır. Ayrıca ehil olanı seçelim diyoruz ama ehil olanın kim olduğu belli değil. Ehil olmanın özellikleri tam olarak nedir ki? Zaten bu da bir paradoks olarak önümüzde duruyor. Ehil olmanın ne olduğunu bilmiyoruz ve bu nedenle iyi niyetle davransak bile ehil olanı olmayandan ayırt edemiyoruz. Ayrıca bu kaosa kişisel ilişkiler yansıyınca işler da bir zıvanadan çıkıyor.

         Zaten insanlar kendilerini her konuda ehil sanırlar. Oysa bu bile ayrı bir sorundur.. Çevrenizdeki insanlara bakınız; onlara bir makam teklif edildiğinde tamamına yakın kısmı bunu reddetmez. Çok az kişi kendi yerine bir başka kişiyi işaret eder. Kim bir yüksek makama kedinden daha ehil birisini işaret emiştir ki şimdiye kadar? Hele bu çelişki aradan bir kalksın işte biz o zaman başkalarının yardımına ihtiyaç duymadan biz bize yeteriz. Hakeza dış krediler, serbest dolaşım gibi kurtarıcılara ihtiyaç duymadan ülke performansımızı yarı yarıya artırabiliriz.

         Teze katkıda bulunmak için ilahi sesten öğrendiğimiz ehil olan insanın özelliklerinin birkaçını aktaralım:

         Ehil insan iyiliği emreder,kötülükten sakındırır,doğru konuşur.Yetime,borcuna ve her türlü emanete sahip çıkar.Nefsini terbiye eder.Tevazuyu terk etmez..Riya, ucb ve gıybetten uzak durmaya çalışır.Sır saklar.Akrabalara ve insanlara yardımda eder.Dilini ve vaktini boş ve hoş şeylerden uzak tutar.Bolca sabreder.Sürekli şükreder..Kime sevgi duyacağını ve kimden nefret edip uzak duracağını bilir.. Ebedi yaşamı ve burada bekleyen karşılıkları ve oraya ulaşan geçiş kapısı ölümü hiç unutmaz..Sahip olduğu her şeyin geçici olduğunu anlar..Kainatı yaratan güçten korkar. O'nun merhametine güvenir. Bu korku ve güveni yaşamının her alanına yansıtır.

         Aslında Hz. Ali: “Hakkı tanıyın, hak ehlini de tanırsınız” derken bu bakışa işaret etmiştir. Arife tarif gerekmezmiş ya da aslında en azından edebiyatla uğraşanlara tarif gerekmez. Öyleyse:

         Ehil olan elini kaldırsın.