Zoru Başarmak

Kenan YAŞAR

            Zor iştir Türkiye'de dergicilik. Kaliteyi ortaya koyarken yeterli abone desteğini alamayınca bağımsızlığını kaybetme riski vardır. İlgi ve destek alma adına işlevin dışında aykırı duruşlar sergilemek zorunda kalmak her zaman mümkün. Yaptığınız edebiyat dergiciliği ise olaya ilk elden üç-sıfır yenik başlamışsınız demektir.

            Türkiye'nin edebiyat dergilerine büyük ihtiyacı var. Her yolun çıkmaza dönüştüğü böylesi dönemlerde, kurtuluş pusulası yine edebiyattan olacaktır. Dergiciliğin kalbi tam bu noktada atıyor. Edebiyat dergileri ihtiyaç duyduğumuz oksijeni sağlayacak verimli bahçelerdir. Ayrıca dergiler, düşüncenin heybetli kaleleridir desek abartmış olmayız.

            Bir ülkede düşünce damarlarının tıkanması ile dergiciliğin inişe geçmesi arasında sıkı bir bağ vardır diye düşünüyorum. Zira dergiler, ham düşünceden insanı uzaklaştırır ve derin düşünmeye davet ederler. Bir düşünce disiplini koyarlar ortaya.

            Bir başka açıdan bakıldığında görülecektir ki dergiler bizi, gazetelerin eriştiremediği derinliklere eriştiriyorlar. Dergiler kitapların veremediği sıcaklığı sunuyorlar. Televizyon kanallarında göremediğimiz ayrıntıların farkına vardırıyorlar ve bizi farklı bakış açılarıyla tanıştırıyorlar.

            Dergiler; tarihin, coğrafyanın, sanatın, kültürün, bizi biz eden değerlerin araştırma merkezleridir. Hal böyle iken, Türkiye'de genel anlamdaki dergicilik diğer sanayi ülkelerine oranla 30-40 yıl geride kalmıştır. Gelişmiş ülkelerin birçoğunda dergi satışları gazete satışlarının önünde yer alır. Ülkemizde ise dergi satışları ve okunma oranları son derece düşüktür.

            ABD'de Dergi Yayıncılığı Birliği 250 yıl önce kurulmuştur. Türkiye'de böyle bir birlik halen yoktur. Bizde dergiler saksıda kiraz yetiştirecek kadar dar bir imkanla yola çıkmaktadırlar. Üstelik teknik imkansızlıklar da saksıdaki fidanları bahçeye taşımayı engelliyor.

Burada iş okuyucuya düşüyor. Türkiye'de edebiyat öğretmenleri ayda bir dergi alsa bile bu sorun çözülür diye düşünüyorum. Acısına yaktığı ağıtı, sevdiğine söylediği sözleri, arzuhalini anlattığı kelimeleri edebiyatçılardan alan insanımızı, edebiyat dergilerine sahip çıkarak bedelini ödemeye çağırıyorum.

Aşkın e-Hali Edebiyat Dergisi'nin ilk sayısını bir dostuna götüren yazı işleri müdürümüze, dostu "Bu derginin ikinci sayısı çıksın, sana bir yemek alacağım" demiş. Biz, tüm zorluklara göğüs gererek 11. sayıya ulaştık.

            Yerelliği aşıp ulusallığa uzanmayı amaçladığımız bu yolda, emin adımlarla daha iyiye, daha güzele doğru yürüyoruz. Kaliteyi arttırarak, bağımsızlığımıza gölge düşürmeden; tozlu yollardan, sisli vadilerden geçerek yürüyoruz. Saksıdan bahçeye doğru...

            Aşkın e Hali Edebiyat Dergisi olarak biz, uzun soluklu olacağımıza inanıyoruz. Edebiyat dergiciliğinin önemli bir virajında önemli bir kilometre taşı olmak dileğiyle nice sayılarda siz değerli okuyucularımızla buluşmak ümidiyle...