|
yeşili
sevdiren siyah
Talip ÇUKURLU
dört yıl geçmişti aradan koca bir dört
yıl
gök yüzü alıp giderken başını ortalık aya kalmıştı
keskin bir soğuk havada dolaşırken
dışarıda rüzgar çığlıklar
savururken
soğuk soğuk nefes alıyordu
bitkiler
kar delik deşik beyaz bir örtü gibi kaplıyordu şehri
loş bir karanlık çarptı yüzüme
ardından karanlık kuyuları andıran gözler
saplıyordu sanki yüreğime alevden
birer zıpkın
her sözünde bir yıldırım düşüyordu yüreğime
duygularımda tutuşan ateş soluk
almamı engelliyordu
yüreğim bir çekiç gibi döverken göğsümü
kuru bir dal gibi sarkan kollarımdan kan çekiliyordu
bir goncanın açılışını andıran
gülümseyişin
eksik olmazken dudaklarından
bir okyanus kadar derin gözlerin
girdap gibi çekerken beni
gecenin karanlığını ağartan saçların
alıyor
beni
kollarına
sen açıp kapatırken dudaklarını
kalbim damarlarıma alev pompalıyor
gözlerim
sığınacak
yer ararken gözlerinden
sesin birden yakalayıveriyor
gece siyah bir örtü gibi çökmüştü
üzerime
ay soluk bir leke gibi
hüzünlü bir suskunluk içinde
kimse yokmuş gibi yeryüzünde
duvar duvar yükseliyordu
sessizlik
sanki yeni keşfediliyordu
yalnızlık
tek şahidim
yıldızlardı
onlar da uzaklaşarak
çekilirken kendi dünyalarına
doğu ufkunda tutuşan yangın büyüyordu
uykunun koynuna giremezken
gözlerim
feryadım semaya yükseliyordu
|