yalnızdım çocuktum kimsesizdim

Fedai GÜNAYDIN

bir orman vardı meranın üzerinde
ormanın altında iki ulu çınar
bir mera vardı fındıklı deresinde
fındıklı deresinin kıyısında bir pınar

yazları meradaydımçobandımyalnızdım
konuşamazdım öğleye kadar benden başkasıyla
karşılardaydım çocuktumağlayamazdım
çocukluğumun alınmış olmasına

çimenler gıdıklardı yırtık yemenilerimin arasından
gülemezdimiçerlerdim yine de ağlayamazdım
burkulurdu içim annem yoktu
sesini duyardım hıçkırıkların arasından

rüzgar okşardı saçımı bir köpeğim vardı

ne zaman azığımı yalnız yesem

ne zaman öğle ezanı yalnız okunsa

ne zaman köpeğim yanıma gelse

ne zaman palamutun gölgesi dibine düşse
yalnızdım ama yanaklarımın misafiri olurdu

süzülürdü kimsesizlik yanaklarımdan
ekmeğimle karışır yerdim onları
ne zaman göz yaşlarımı yesem doyardım
ne zaman ağlasam köpeğimin karnı doyardı

bir orman vardı meranın üzerinde
ormanın altında iki ulu çınar
bir mera vardı fındıklı deresinde
fındıklı deresinin kıyısında bir pınar

yalnızdımçocuktum kimsesizdim
rüzgar okşardı saçımı annemin yerine
yalnızdımçocuktum kimsesizdim
çimenler gıdıklardı ayaklarımı
babam gıdıklamazdı ben gülemezdim

çimen anladı da beni

babam anlamadı

rüzgar okşadı da saçımı

annem okşamadı

çünkü yalnızdım çocuktum kimsesizdim