|
| ||||||
|
|
|
Kenan YAŞAR
"Af edersiniz! Kurtuluş'tan geçer mi?" Radyoda türkü; "... Askerlikte sevda..." Bir ucu yanmış biletler. Bilinmezden gelip bilinmeze gidenler. Gitmeden gelenler. Adam Hancısı. Yolun yabancısı. Gözlerinde; erkekler, kadınlar, çocuklar... Oturanlar, dikelenler, bükülenler... Çantalar, valizler, poşetler. Göğe bakan. Yere bakan. Duran trene bakan... Öze bakan. Söze bakan. Yüze bakan. Dönüp kedine bakan... Güne bakan. Düne bakan. Üne bakan. Ünlüye bakan. Işık yakan. Yürek yakan. Sigara yakan. Kadın feminist. Erkek komünist. Memur makinist. Koku. Losyon. Kokan. İstasyon. Tren. Giren. Rol biçeni. Rol seçeni. Su içeni. Kendinden geçeni. Ekleyeni. Tekleyeni. Bekleyeni. Bineni. Bindireni. İneni. İndireni. Kadın-erkek kalıkları... Yanlarında balıkları. Hayalde arpalıkları. Kızan kalabalıkları. Saatleri. Vaatleri. Ucu yanmış biletleri. Eşleri eşeleri. Şişleri şişeleri. Açılmamış gişeleri. Hep olanı. İç olanı. Er olanı. Geç olanı. Alanları. Yalanları. Sonrayı. Çok sonrayı. Az sonrayı. Umutları. Bulutları. Şemsiye açanlar. Saçağa kaçanlar. Yaslananlar. Islananlar. An gelip uslananlar. Hırsızı. Arsızı. Huysuzu. Ebecisi. Sobecisi. Cebeci'si. Okunur ezanı. Ezana kızanı. Sıraya sızanı. Elde saz ozanı... Dilde söz yazanı... Burada azanı. Duvarda düberi. Ekranda haberi. Gelişeni. Bölüşeni. Dövüşeni. Tek geleni. Çok geleni. Açıklar-saçıklar. Gizliler-açıklar. Örtülü açıklar. Sonradan kaçıklar. Önler sonlar. Bizsiz onlar. Fileler. Soğanlar. Kelemler. Elemler. Çantalar. Defterler. Kalemler. Sakallar. Akıllar. Okullar. Çaylar simitler. Hayaller ümitler. Jilet ve jiletçiler. Bilet ve biletçiler. Cepten alanlar. Gişeden çalanlar. İnenler ve binenler. İtişler. Kakışlar. Anlamsız bakışlar. Adam olmaz adamlar. Tekleme ağaçlar. Etrafta araçlar. Dilenen açlar. Kaldırımdaki taşları. Gözlerdeki yaşları.Futbol. Mutbol. Magazin. Gagazin. Dedisi. Kodusu. Övgüsü. Yergisi. Hesapsızı. Kitapsızı. Kitaplısı. Dergilisi. Trene binişler. İstasyonda inişler. Aylardan kasım, günlerden Pazar. Aradığım o adamdı, görür görmez tanıdım onu. Yalnızdı, yalnızlığı benim kadar. Dalgındı, dalgınlığı ölüm kadar. Ne Kurtuluş. Ne Cebeci. Ne Mamak... İstemedi aslında; yol istedi. Soru sormadı aslında; cevap istedi. Ne bıraktı kendini, ne kan düştü raylara. Bir feryadü figan, bir ah işitti zaman. Bir çığ düştü yüreklere. Sustu kalabalık. Aktılar, ırmak gibi suyu bitmiş göle. Bir adam ölüyordu ve bir ben konuşuyordum deli deli. Ve bir deli gülüyordu bana deli deli. Ve hala arada bir ağlıyorum istasyonda deli deli.
|
|
| ||
|
|
||||||