Bize Gelen Kitaplar

Editör

Birçok yazar, kitaplarının yayımlanma sürecinde bizleri de unutmadık Birçok dergiye gönderildiği gibi bize de gönderildi, yazar ve şair dostlar tarafından. Biz de bu kitapların isimlerini olsun okuyucularımızla paylaşmak istedik. Hepsini tebrik ediyorum. Anlaşılan o ki: Edebiyat dünyasında hala gözü karalık hakim ve bu da bizi mutlu ediyor.

Bize gelen kitaplar arasında,"Bir Nokta Kitaplığı" adı altında İstanbul Yayınlarından çıkan dört kitap var: "yüz akı", "afişler gibi yüzün", "sümbülün saçları kısa", "palamar".

"yüz akı "Müsel Sönmez'in. Türü: Akaryazı. Öyle koymuş Mürsel Bey kitabındaki yazıların adını; ya da biz öyle anladık kitabın adının altına yazdığı "Akaryazı" ibaresinden. Kitabın arka kapağında "yüzakının" ne anlama geldiği ile ilgili çok özel bir açıklama var. Açıklama şöyle:

YÜZ

akı: is.fiz. Herhangi bir kuvvet alanında.

belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği

var sayılan güç çizgileri, seyelan.

seyelan is.(seyelan) Ar: seyelan esk. 1.Akma.

akıntı

2.Fiz. Akı.

Keşke Mürsel Bey biraz da "akaryazıyı" açıklasaydı. Belki de bu bilinen bir şeydir de biz yeni karşılaştık böyle bir yazı türüyle. Kim bilir belki de bu, Mürsel Bey'e has orijinal bir yazı türüdür. Birden başlanıp her yazıya ad olmuş, bir ile yüz arası sayılar var bu kitapta. Her yazının başlığı bir sayıyla adlandırılmış. Kimbilir daha ne çok orijinallikler vardır? Tebrik ederiz Mürsel Sönmez Beyefendiyi ama şunu da söylemeden geçmeyeceğim: Bence kitap boyutları klasik kalmalı. Kitaplıkta zor duruyor uzunluğu fazla, dikdörtgen kitaplar.

"palamar" Cemal Kılınç'ın. "afişler gibi yüzün" Şefik Memiş'in, "sümbül'ün saçları kısa" Aliye Akan'ın. Bu dört kitap birlikte çalışılmış bir yayın birlikteliğine işaret ediyor. Bu kitapların her biri içerik yönünden ele alınıp incelenmesi gereken kitaplar.

Bir de sevgili dostum A.Vahap AKBAŞ'ın iki kitabı var elimde. Bu kitapların bize ulaşmasının üzerinden epey zaman geçti. Ancak şimdi ele alabildik. Vahap Bey kusurumuzu dostluğumuza sayar diye düşünüyorum. Elimize ilk ulaştığında, Rahmetlik Paşa Çeten Beyle epey konuşmuştuk bu iki kitap hakkında. Anladığım kadarıyla Vahap Bey " Nisan Bulutu Kitapları" adı altında bir seri oluşturuyor. Doğrusu güzel bir buluş.

Bahsettiğim iki kitaptan biri "Rahvan Saatler". Bu kitap şiir ve şairlerle ilgili yazılardan meydana gelmiştir. Kitabın içinde güzel değerlendirmeler var. Kitapta, Vahap Akbaş beyle bizi tanıştıran Alaca şiir şöleni ile ilgili kısa bir değerlendirme yazısı da bulunuyor. Bunun yanında başka birçok şairin şiiri ile ilgili birçok değerlendirmesini bulabilirsiniz. Anılar var... Şiir ve şairlerle ilgili yazılar var. Bence her şair buna benzer kitaplar yayınlamalı; ama şiir yazmaya kalkar kalkmaz değil, bir müddet sonra yapılmalı bu faaliyet. Ya da şöyle diyelim: En az Vahap Akbaş kadar edebiyata emek vermek şartıyla bir müddet sonrasından başlanmalı böylesi işlere.

Vahap Akbaş'ın diğer kitabının adı: İnce Lügat. Çok güzel şiirleri var Vahap beyin "İnce Lügaf'inde. Kitabı açar açmaz bir ustayla karşı karşıya olduğunuzu

hissediyorsunuz. Ancak ben, Vahap Bey 'in AŞKABAT'TA AKŞAM şiirindeki bazı söyleyişlerini pek anlayamadım. Üstad böyle yaptıysa vardır bir hikmeti; ama sormadan da edemeyeceğim: Niye "o'su" diye bir kelime kullanma ihtiyacı duymuş Vahap Bey? Acaba Aşkabat'a özel bir anlam mı ifade ediyor bu sözcük; yoksa bizim tahmin ettiğimiz anlamı mı bu sözcüğün anlamı? Söz konusu ettiğimiz şiirin ilgili bölümü şöyle:

biliyordu ama

ki başka başkadır o'su herkesin

hiç gibi bir şeydir o'su kiminin ve o hiç/bir yerdedir

'bir' şeydir o'su kiminin neye baksan ondadır

"o'su" yerine kullanılacak hiç mi kelime yok diye düşünüyorum. Bir de; 'ki' bağlacını bu kadar çok kullanmak doğru mudur? Her halde Vahap Akbaş'ın " ki" bağlacının bu kadar bol kullanılmasını gerektiren özel ve güzel bir açıklaması vardır. Biz biliyoruz ki şair kelime israfı yapmaz. Galiba Vahap beye göre bu bir israf değil.

Elimize ulaştığı halde ele alamadığımız kitaplardan birisi de M. Şehmus Güzel'in "RIHTIMDA ÖLÜ VAR" eseridir. Bu eser bence iyi bir eleştiriyi hak ediyor; ama bizim niyetimiz bize kitap gönderme nezaketinde bulunan dostların eserlerini, okuyucumuza tanıtmaktan ibaret olduğundan şimdilik böyle bir şeye girmek istemiyoruz. Bu arada Şehmus Güzel'den bize gelen ikinci kitap şiir kitabı. Kitabın adı: AŞK-OLSUN. Şehmus Güzel şöyle diyor bize yazdığı kitabı takdim yazısında:".M.Şehmus Güzel'den Aşkın e Hali Dergisine; çünkü bu kitap, yani Aşk-OLSUN! Kitabı ancak bu şekilde 'gerçek adersine' ulaşmış olacak. En içten selamlarım ve başarı dileklerimle. Paris,27.06.07" Bizce bize gelen kitapların her biri ayrı bir değerdir bizim için; ama ne yazık ki zamanımız ve dergi sayfamız yeterli değil.

Bize ulaşan diğer kitaplar:

AŞK İMBİĞİ: (Şiir) Yakup Canpolat
ZAMAN YOLU: (Şiir) Yahya Akbulut
GÖNLÜMDEN GÖNLÜNE: (Şiir) Dursun Yeşil
BEN SÖZÜMÜ SÖYLEDİM: (Şiir) Cezmi Yaşar Öztürk
GÜNEŞ YÜZLÜ ÇOCUKLAR: (Öykü) Emine Sevinç Öksüzoğlu
ÖTEKİ DÜŞKENAR: (Şiir) A.Uğur Olgaç
GECE VARDİYASI: (Deneme) Tayip Atmaca
YİTİK DÜŞLERİN KIYISINDA: (Şiir) Tamer Abuşoğlu
SEVDANIN YELİ: (Şiir) Duran Tamer
ÜŞÜMÜŞ KAR TANELERİ: (Şiir) Emine Sevinç Öksüzoğlu
SOKAKLAR KENTLER ÜLKELER: (Şiir) Metin Turan
Bir başka bize gelen kitaplar sayfasında buluşmak dileğiyle...