|
| ||||||
|
|
|
Mehmet OKUMUŞ Anlamı ve manayı dil haline dönüştürmeye çalışmanın gayreti içinde, onuncu sayıya ulaştı Aşkın e Hali edebiyat dergisi. Dile dönüşmüş bir anlam, sadece "metin" değil, "dile dönüştürücü" insanını da 'var' kılar. Haliyle bu var olmadan bir hukuk doğar, yazarla yazı arasında. Ortaya çıkan hukuk, insanla öteki insanların ilişkilerini tertip eden normlardan farklıdır. Bu normlardan ve yaptırımlardan teşekkül eden hukuk; "insanlar arası iletişimin varlığını" koruduğunu iddia ederken, yazar ve yazı arasındaki ilişki "var etme" çabasına yönelir. Bu ilişkinin, bunu başarıp başarmadığı tartışma konusu edilemez. Ya başarır sonraya taşırlar birbirlerini ya da biri ötekine yük olup sırtından atmaya çalışır. İşte tam burada 'edebiyatı icra etmenin ne büyük bir yük olduğunu kavrama zorunluluğu belirir. Aşkın e Hali, bu yükü kavrayanların ve kavramaya çalışanların ocağına dönüştürmüştür kendini. Türkiye'de edebiyata ait üretimin bolluğuyla beraber, nitelik katsayısında ki düşüş, yukarda sözü edilen kaygının azlığıyla paralel bir sonuçtur. Sanat icra ederken sanatsal bir üründe "dil ve dilin unsurlarının egemen olması gerektiğinin unutulmasından kaynaklanıyor bu durum. Çağın sembollere yüklediği anlamlarla yetinip, dilin kendisine katkı sağlamadığı bir yazın türünün, varlığı koruması elbette uzun soluklu olmayacaktır. Kullanım sahasına inmekte zorlanan bilgi kırıntılarının çokluğu yüzünden neye uğradığını şaşıran bir "yazın" var karşımızda. Hiçbir sorunsalın çözümü için kullanılamayacak kadar sığ, hiçbir soruna müdahale edemeyecek kadar etkisiz, hiçbir yıkıma engel olamayacak kadar yetkisiz günümüz yazını. Yazar ve yazının, insanın "dil"e getirmek istediklerine katkısı yok. Dilin, hissedileni ifade edemez hale getirilmesine karşı durmak, günümüzün en büyük savaşıdır. Bu savaşın, beylik sözlerle icra edilmesi, sadece zayiata sebep olur. Kalemin kılıçtan keskin olduğuna inanan bir toplum isek, bu yönde bir kaybımızın olmaması gerekir. Eli kalem tutan insana kendi kalemi yetiyor da artıyor bile. Ölü eserlerin bolluğu kapladı ortalığı. Bu ölü eserler etrafa kötü kokular yayıyor. "Dil", insanı "açmanın yegane unsurudur. Hal böyleyken ortalıkta sürünen eserler, bir varlık ispatı değil, aksine yok etme (olma) çabası gibidir. Gençler, çoğunlukla edebiyatın 'içi' tasarlayan bir unsur olmasını unutmakla övünen yazı türleri geliştirmeye çalışıyorlar. Özgünlük içgüdüsüne kurban gidiyor yazarlar ve yazılar. Bir sonra yazılanlar bir önce yazılanları silip süpürüyor. Aşkın e Hali edebiyat dergisi, dilin bir anlam arayışına dönüştürülmesini önemsemekle kalmıyor, aynı zamanda bunun üretkenlikle mümkün olabileceğine işaret ediyor. Kendine zahmetsiz ve emeksiz yer bulma işgüzarlığına girmeden, yavaş da olsa sözle kesişmenin derdinden yana Aşkın e Hali. Yazısını var edebilecek yazarların, yazarını var edebilecek yazıların, dilin gücünü ve önemini kavramakla ortaya çıkabileceğinin bilincinde bir dergidir Aşkın e Hali. Bir duyurum var: Aşkın e Hali şiir yarışmasının sonuçları www.askinehali.com adresinde açıklanmıştır. On birinci sayımızda buluşmak dileğiyle.
|
|
| ||
|
|
||||||