|
masayla sohbet
Cevdet ÖZTÜRK
ellerimi
koydum masaya
masa bana baktı
ben masaya
sanki dedi bana
benim de seninki gibi
ayaklarım olsaydı yürüyen
ne olurdu o zaman
senin de benimki gibi
ayakların olsaydı yürüyen
söyle masa ne olurdu
o zaman
dağlar mı aşardın
kaldırımlarda mı yürürdün
tak tak
garson çay getir
demli olsun
buğular yükselsin
başımız gibi dumanlı olsun
dalmışlar karşı masada oyuna
kulak mı verirler masaya
söyle masa
ne olur o zaman
senin de benimki gibi
ayakların olsaydı yürüyen
yakalım dostum birer sigara
niçin böyle bakıyorsun bana
bir tuhaf mıyım bugün
kulak versen ne olur
sen de masaya
ne olur söyle masa
ne olur o zaman
futbol maçına mı giderdin
sen de birçokları gibi
çıkarmıydın akşam yürüyüşlerine
ağaçlar altında
yürüyer ayakların olsaydı seninde
inan bağlı ayaklarım benimde
görünmez zincirlerle
halatlarla bir yerlere
sordum karşımdaki arkadaşa
ne olurdu o zaman
yürüyen ayakları olsaydı masanın
tuhaf tuhaf baktı bana
gülümsedi
sonra attı bir kahkaha
bir daha
bir daha
garson çayları koydu masaya
gülümsedi o da
siz de gülüyorsunuz herşeye
soru sormayacağım size de
masaya da
bir daha
 |
 |
|