|
Hallerin Hepsi
Aşk Değil mi
Mustafa
BECEREN
Doğrusunu
söylemek gerekirse derginin adını ilk duyduğumda çok
ilginç
bulmuştum.
Zira Aşkın e Hali, ilk anda bende zamane aşklarının hicvedilmesi ve
maddileşmesini çağrıştırmıştı. İletişim ve etkileşimin bu kadar
hızlı yaşandığı bir
zamanda Aşkın e
Hali bende elektronik aşkların yansımaları gibi gelmişti. Bir
taraftan da aşkın
günümüzdeki ifade tarzlarının ve araçlarının edebiyatımıza bir
yansıması olarak düşündüm.
Derginin ilk sayısı
elime geçtiğinde daha farklı bir yapıyla karşılaştım. Zira dergide
aşkın tüm
halleri mevcuttu.
İlk
sayı olmanın teknik bazı eksiklerinin yanında sanat endişesinden
ziyade duygu ve hevesin yansımalarını
da gördüm Aşkın e
Hali'nin
sayfalarında.
Aşkın halleri de
zaten bu değil
mi?
Özellikle
tipik bir Anadolu edebiyat
dergisinin bütün
duyguları mevcuttu Aşkın e
Halinde.
Aşkın
kural kaide tanımadığı gibi ileride edebiyat literatüründe yer
alacak olan Aşkın e Hali de kural ve kaidelere bağlanmaksızın
herkese kapısını aralayıp aşkın
bütün
hallerini
derinlemesine sunmanın heyecanını yaşıyor.
Aşkın her hali
nasıl mütevazılığı kabul etmez ise Aşkın e Hali'nin de iddialı bir
şekilde,
mütevazılığın dışında olduğunu gördüm.
Derginin baskı
kağıdı ve kalitesi yönüne diyecek bir sözüm yok. İlk olmasına
ve öz kaynak
tüketmesine rağmen , maddi endişelerden uzak yaklaşımı da aşkın
bir başka
hali değil
midir?
Aşk
söylemek ister, öykünmek ister. Bunun için her aracı her malzemeyi
kullanır.
Tek derdi vardır aşkın;o her şeyi kendi duyguları ve
güzellikleriyle
görmek
ister. Aşkın e Hali'nde bunları da görmek mümkün.
Her aşk
bünyesinde mantık barındırmaz. Aşkın hep uç ve damardan ifade şeklî
bunun
öreklerindendir.. Aşkın e Hali'nde bunu da görmekteyiz. Dilbilgisi
gibi
konuların yedeğe alınması, konu,üslup, tarz gibi kalıplara kapalı
kalmak istememesi
bunun göstergesi.
Aşkın
yansımalarının fidanlık sayfalarında değerlendirmeye alınmaksızın
yer
bulması "aşkın elif" anlayışının
neticesi olsa gerek.
Aşkın
her halinin "hal ilminde" belirleyici olmasının düşünülmesi ve her
duygunun
mutlaka "ilmi-hal" süzgecinden geçirilmesi "ol deyince olduranın"
kudretine
şükrün
bir ifadesi olsa gerek.
Her aşkın kalpte bir ışık olması ve şavkını hiç azaltmaması
dileğiyle
|