|
KENAN YAŞAR
İLE
" MOR
HIRKALI AŞK"
ÜZERİNE BİR
SÖYLEŞİ
Abdullah KULKUL
: Bir büyük şairimize gümrük kapısında mesleği sorulmuş "şairim"
deyince memur şaşırmış ve arkadaşına bakmış, arkadaşına ne yazayım
diye. Arkadaşı cevap oermiş. Yaz "işsiz yaz". Sizin mesleğiniz
malum. Çifte fakülte bitirdiniz. Niçin şiir? Ne istiyorsunuz
şiirden?
KENAN YAŞAR: Siz
bir anekdotla başladınız. Ben de bir kısa anekdotla başlayayım. Bir
delikanlı bir kıza aşık olur. Ama her ne sebepten ise kavuşamazlar.
Ayrılırlar. Adam kıza aşkından dolayı bir daha evlenmez. Ayrıldığı
sevgilisine şiirler yazarak ünlü bir şair olur. Kadın evlenir ve bir
gün kocasını yanına alıp şairin yanına gelir. Kadın adama sorar:
-Beni tanıdın mı?-Tanıyamadım
-Bunun üzerine kadın
-Sen seni şair edeni nasıl
tanımazsın demiş
-Adamda bunun üzerine
sinirlenerek
-Madem ki keramet sendeydi
yanındaki neden şair olmadı demiş.
Şiir herkesin
yakasına yapışmıyor. Ama benim yakama yapıştı desem yanlış olmaz
sanırım. Birilerini farklı yönlere yönlendiren şartlar beni de şiir
yazmaya yitiyor.
Doğrusu "Neden
şiir yazıyorsunuz?" sorusunun şimdiye kadar dört başı mamur bir
cevabını veren yok. Şiir bilgiyle görgüyle, algıyla tanıdığımız
dünyaya yönelik; akıl duygu, fikir ve hayallerimizin bileşkesiyle
yüreğimizde oluşan çığlığın, tepkinin, itirazın dış dünyaya
iletilmesi olarak görüyorum.
Toplumsal
duyarlılığa sahip her insanın yaşadığı çevreye karşı bir şeyler
söyleme bir şeyler yapma, ruhunun parmak izini bırakma duygu ve
düşüncesi vardır.
Kendi üzerindeki
ölü toprağını kaldıran şair aynı zamanda şiirleriyle de başkalarını
uyanışa davet eder.
Gaibi kurcalayan
çilingirdir şair. Her şiirle bir kapı açar.
Gök kubbede bir
seda bırakmanın üstelik bu sedanın hoş olmasının yoludur şiir.
"Şiir"i İnsanın kendini arayışı olarak da görüyorum. Hayatı tanıma
anlamında "taklit" boyutunda değil "tahkik" boyutunda olmayı
seçiyorum.
Kimliğimi
oluşturan parçaların bütünü olarak şiir yakama yapışıyor.
Abdullah KULKUL: Kitaba isim olarak neden "mor hırkalı aşk"
şiirinizi seçtiniz? Ayrıca aşk neden mor hırkalı?
KENAN YAŞAR:
Mustafa Kutlu şiirin başlığının "şiir içinde bir şiir" olması
gerektiğini söyler. Okurun ilk duyduğunda dikkatini çekmeyecek, iç
dünyasında sarsmayacak bir başlangıç; adresi yetersiz mektuba
benzer. Mektubun Muhatabına ulaşmaması ise yazılış gayesine
aykırıdır.
Bu düşünceyle
kitabın ismi özgün olsun istedim. "Mor hırkalı aşk" terkibi hiçbir
şekilde kullanılmış değildi. Sorunuzun ikinci kısmına gelince ;
"Mor" batı dünyasında tarih boyunca asaletin simgesi olarak
görülmüş. "Hırka" doğu dünyasına ait bir sembol. "Aşk" ise hem doğu,
hem batıya ait bir kavram. 'Gül'ün evrensel mesajını böyle ifade
etmeyi tercih ettim.
Abdullah KULKUL:
Kitabınızda serbest şiirler de var ama ağırlık vezinli şiirden yana.
Ayrıca vezinli şiirlerinizde yüksek bir seviye görülüyor. Bu
beceriyi nasıl elde ettiniz?
KENAN YAŞAR:
İltifatınız için teşekkür ediyorum. Şiir sütün içine düşen maya gibi
insanın içine düşüyor. Uygun ortamı bulduğunda da kendini size
kabul ettiriyor.
Şair olmanın
birinci koşulu yetenekse; ikinci koşulu da insanın kendini donatarak
yetiştirmesi. Bu da ancak günü takip ederek gerçekleşebiliyor.
İlkokul 2.sınıfa
başladığımda, ağabeyimin edebiyat kitabındaki
Fuzuli'nin
'beni candan usandırdı
cefadan yar usanmaz mı,
felekler yandı anımdan,
muradım şem'i yanmaz mı';
Dadaloğlu'nun
'Dadaloğlu yarın
kavga kurulur,
öter tüfek davlumbazlar
vurulur
nice Koçyiğitler yere
serilir,
ölen ölür kalan sağlar
bizimdir'
ve Karacaoğlan'ın
'Karacoğlan der
ki ismin överler,
ağu oldu bildiğimiz
şekerler,
güzel sever diye
isnat ederler,
benim haktan özge
sevdiğim mi var'
şiirlerini bir çırpıda ezberlemiştim. Ondan sonra şiire olan ilgim
artarak devam etti.
Üniversite
yıllarında şiirle daha yoğun ilgilendim. Bugüne kadar başucu
kitaplarım arasında mutlaka en az bir şiir kitabı olmuştur.
Çorum'da ise gerek
şair dostlarımın gerekse şiire ilgi duyan arkadaşlarımın beğeni ve
eleştirilerinin her biri şiir duvarımın üstünde bir tuğla olmuştur.
Abdullah KULKUL:
Şiirlerinizde geçmiş ve gelecek olgusu hiç yok gibi. Bunu neye
yorumluyorsunuz? Özlem neden bu kadar az? Kenara çekilmekle
okuyucuya haksızlık etmiş olmuyor musunuz?
KENAN YAŞAR: Genel
anlamda soruyorsanız; şiirlerimde geçmişin yüceltilmesi var. Ama bu
yüceltme o günlere geri dönmeyi içermiyor. O çok kolaycılık olur
diye düşünüyorum. Oysa bugünün şartlarına göre değerlendirme
yaparsanız, talebiniz geçmiştekinden de fazla olacaktır.
Tasavvufta "sufi
veledi vakt" derler. Yani derviş vaktin oğludur. Yine Mevlana "dün
dünle gitti cancağazım, bu gün yeni şeyler söylemek lazım" der.
Geçmiş geçmiştir. Gelecek ya gelecek Ya da gelmeyecektir. Şimdiye
bakmak lazım derler.
Zaman hep şimdiki
zamandır. Şimdiki zamanla söylenenler bu suretle hep taze
kalacaktır. Bu konuda "anı yaşamak" diye yazdığım iki yazım var.
Orada bu konulara daha geniş yer vermiştim.
Yalnız şiirlerim
arzuhal eden şiirler olduğu kadar, boyun eğmeyen muhatabını bir
yerlere çağıran şiirlerdir. Bu sebeplerle şiirlerimde özlemlerim
sevgilerimin içinde... Sevgilerim şiirlerim içinde, süt içindeki
şeker gibidir. Bakınca değil amma tadınca anlaşılır diye
düşünüyorum.
Abdullah KULKUL:
Eve şiir götürüyor musunuz? Şiirin hayatınızdaki yeri ne kadar?
KENAN YAŞAR: Şiir
benim kendimi ifade şeklim. Kimliğimin bir parçası... Yanımdan
ayrılmayan bir gölge... Ansızın çıkıp geliyor. İçimde yoğurmaya
başlıyorum. Kalemimden dudağımdan dökülür dökülmez beni kuşatıyor.
Onun için şiir evde işyerinde sokakta her yerde vücudumun bir uzvu
gibi benimle birlikte.
Abdullah KULKUL:
Şiir kitabınızı ilk ele aldığınızda ne hissetmiştiniz? Şimdi ne
durumdasınız? Umduğunuz mu oldu bulduğunuz?
KENAN YAŞAR: Yeni
doğmuş çocuğunuzu kucağınıza almanın sevinci sarıyor içinizi. Genel
anlamda şiire ilgi var ve beğenenler olmasına rağmen şiire burun
kıvıranlar da çok oluyor. Ama ben "altın" için kimin ne dediğine
bakmıyorum. İşin sarrafı ne diyor ona bakıyorum. Kitabımı
ulaştırdığım şairlerden takdir ve yapıcı eleştiriler alıyorum.
Örneğin bir şair
"Genel bir yargı olarak, taşrada yayınlanan şiir kitaplarının kalite
açısından yeterli düzeyde olmadığı söylenir. Şiirleriniz bu yargının
yanlışlığını gösteriyor." diyor. Bir başka şair "Son yıllarda elime
aldığım en iyi kitap" diyor. Kitaba gösterilen ilgi, beklediğimin
üstünde. Daha da iyi olacak diye ümit ediyorum.
Abdullah
KULKUL: Sonraki adımlarınız için neler düşünüyorsunuz?
KENAN YAŞAR:
Kervan yola çıktı artık. İnşallah devam edecek. Çok sayıda şiirim
var ve halen yazmaya devam ediyorum. Her gün en azından kendimi
aşmanın gayreti içindeyim. Ayrıca nesre yönelik çalışmalarım var.
İçinizde bir şey
doğuyor. Onu dışarıya hangi kalıpla çıkaracaksınız. Bu pencereden
bakınca hikaye deneme makale yazma zorunluluğu hissediyorum.
Kısa ara vermeler
olsa dahi bu güne kadar olduğu gibi şiir ırmağı akmaya devam
edecek...
Abdullah KULKUL
|