İNSANLIK MI EŞEKLİK Mİ
( Bu da benim masalım )

Zehra Birsen YAMAK

Zamanın birinde bir köy varmış. Yoksulluklarından mıdır, henüz iş bölümünün bilincine varmadıklarından mıdır bilinmez, bu köyün insanları yüklerini sırtlarında taşırlarmış. Akşamları öylesine yorgun düşerlermiş ki değil mutlu olup olmadıklarını düşünmek ağızlarındaki lokmalarını çiğneyemeden uykuya dalarlarmış. Gel zaman git zaman, köyün sözü dinlenir biri halkı toplayarak "Ey Köylüler, biz eşek miyiz.yükümüzü sırtımızda taşıyoruz, gelin, eşeklik etmeyelim, aramızda para toplayıp köyümüze bir eşek alalım, yüklerimizi o taşısın" demiş.

Yetişkinler ve yaşlılar alkışlayarak onaylamışlar. Karara katılamayacak kadar küçücük olanlar da büyüklerinden gerekli hayat dersini belki de en Önemlisini almışlar. Demek oluyor ki insanlar kendi yüklerini.eşekler de başkalarının yüklerini taşımak için yaratılmışlar. Derhal  pazara   varıp   bir  eşek   satın   almışlar  ve   köy   meydanına  bırakmışlar.

Herkes kendince bir yük koymuş eşeğin sırtına. O kadarcık yükten ne çıkarmış ki, hem kendileri bundan daha ağırlarını taşımamışlar mıymış sırtlarında. Herkesten bir parça yük eşeğin sırtına. Eşek de olsa kaldırır mı bu kadar yükü, hem de bir eşekle iş bölümü yapmak eşekliğin ta kendisi...

Üç beş gün geçmeden eşek yokuşun ortasında yere yıkılmış... Kime anlatsın halini, hem anlatsa da kim anlarmış ki. O sırada komşu köyün eşeği tırmanıyormuş aynı yokuşu ama bizimki kadar yorgun olmadığı da belliymiş.

"Hayırdır eşek kardeş,bu halin ne" diye sormuş.

—Ah kardeş, gel, eşek-eşeğe dertleşelim, acılar içinde ölmek üzere olsam da su insanları anlamadan gitmek istemiyorum bu dünyadan. İnsanlar bir eşek için bir defa para ödediler mi ömrünce kullanmak istiyorlar.

—Tabii öyledir,  insanlar her yük için yeni bir eşek satın almazlar demiş Bilge eşek;

—Peki mideleri hastalandığında tedavileri için para veriyorlar, böbrekleri hastalandığında yeniden, kalpleri hastalandığında da yeniden. Bir dava için ödediği ücretle başka bir davayı gördürtemiyorlar. Her yeni aldıkları şey için de yeniden para ödüyorlar.

—Sevgili Dostum, insanlar her defasında yeniden para ödenmek gerekliliğinin faziletine eriştikleri için değil, karşılarında senin gibi bir eşek bulamadıkları için yaparlar bunu.

—Ya? Peki, eşek kelimesini sarf ettiklerinde "Af edersiniz, sözüm meclisten dışarı" diyerek özür diliyorlar, pişman olduklarında "Bir eşeklik ettim" ve birbirlerini azarladıklarında da "Eşeklik etme" diyorlar.

—Bu konuda üzülme dostum bizim de onlardan aşağı kalır yerimiz yok. Duymasınlar ama biz de arkalarından konuşuyor ve çocuklarımıza "İnsanlık etmenin" iyi bir şey olmadığını söylemiyor muyuz. "İnsanlık etme" diye kızmıyor muyuz. İste örneği onlar eşekliğini, sen de insanlığını göstermeseydin bu hale gelir miydin?

—Demek ki insanlar paraya sahip olunca...Ya da bir eşeğe bir defa para ödeyince...

—Yok, yok, öyle söyleme eşek kardeş, sen yine parası ödenmiş eşeksin, oysa benim sahibim benim için tek kuruş ödemedi. Ben sahibime babasından mirasım.

—Sadece taşınmazların miras kaldığını bilirdim ben,eşek de mi?

—Hiç hiç ...Hem de tümüyle. Kendisi için para ödenmemiş eşekler de vardır

—Bak, işte sahibin geliyor, seninle sohbet çok güzeldi.

—Üzülme, sohbeti de tadında bırakmak gerek. Belli ki sohbetimiz uzarsa seni bu yokuşta sırtındaki yük değil, insani tanımanın yükü öldürecek. Benim sahibim uçurum kenarlarından geçmez sırtımdayken, ya eşekliği tutar da beni atıverirse diye korkar. Eh, herkes kendi eşekliğinin farkındadır ye,belki  bir eşekte  hayvan  da  olsa  intikam  duygusu  yeşerebilir diye düşünür

—İnsanları bu kadar yakından nasıl tanıyabiliyorsun?

—Birbirlerinin arkalarından konuştuklarıyla ya da verdikleri sözlerin sadece sözlerde kalmalarıyla

—Keşke dünyaya eşek olarak gelmeseydim

—Aba, sana tercih hakkini kullandırmadı mi Yüce Yaratıcı,bu dünyaya göndermeden önce bana dedi ki "Ey varlık, seni dünyaya göndereceğim,insan olarak mi gitmek istersin, eşek olarak mi" İyi ki yanılıp da "İnsan Olarak" dememişim, "hiç günahım olmasa bile bir eşeğin hesabini nasıl vereceğimi düşünmekten insanlığımı yaşayamazdım" demiş...

Meğerse mesele iş bölümünde imiş. İnsanlar insanlığını, eşekler de eşekliğini bildiği sürece mutsuzluk olmazmış.