FERRARİ'SİNİ SATAN BİLGE

Mahmut SÜREYYA


        Öğretirken keyif veren büyüleyici bir öykü diyor Paulo Coelho, Ferrari' sini satan bilge için.

Son yıllar da kişisel gelişim, kişisel verimlilik ve bireysel mutluluğa yönelik sayısız kitap neşredildi. Bu konuları ele alan her bir kitap başarılı insanların ortak paydaları ile başarının mimarlarını başarıya götüren farklı özellikleri ve olayları anlatmaktadır.

Ortak payda niteliğinde ki bir takım davranışlar ve yöntemlerin okuyucuya bir şeyler kazandırması mümkünse de, farklılıkların okuyucuyu bilgilendirmesi dışında örneklik teşkil etmesi mümkün değildir.

" Ferrari' sini satan bilge" daha çok bireyi başarıya, mutluluğa, huzura götüren ortak paydayı inceliyor. Ortak paydanın dışında kalan farklılıklar yazı tura gibidir. Birisini başarıya götüren  tercih  ya da  davranış,  bir başkasının  hezimetine  sebebiyet vermiştir.

Kendi kültürümüzde " bir lokma, bir hırka" ilkesinin batılı bir versiyonunu buluyoruz bu kitapta.

" Çoğu kimsenin sadece düşleyebileceği bir başarıyı elde eden; Yıldızlara varan mesleki şöhreti, milyonlarca dolarlık banka hesabı, en lüks semtte bir büyük ev, tropikal bir ada, bir jet ve kırmızı Ferrari'si olan avukat bir gün duruşmanın ortasında kalp krizi geçirir.

O günden sonra onun için hayat farklı bir anlam kazanır. İşini bırakır. Neyi var neyi yok satar. Çok sevdiği Ferrari'sini bile.

         Hayatını sadeleştirmek içindir tüm yaptığı. İçinde ki bazı sorulara yanıt aramak için Hindistan'a gider.

Üç yıl sonra yardımcısının kapısında 20 yaş gençleşmiş bir adam olarak belirir. Tanıyamayan yardımcısına yaşadığı inanılmaz değişimi anlatır.

Hayatı bir mum gibi değil meşale gibi gören yazar Robin s. SHARMA telaşlı bir çağda yaşayan bireyin arayışını ve huzuru buluşunun kendi felsefi penceresinden anlatıyor.

Açlığını tutkuyla ve hırsla sağladığı başarı ile gidermeye çalışan bir insanın huzuru yoklukta arayışıdır.

"Gittiği yönü değiştirdiği anda herkes yaşamın da devrim yapabilir" der yazar.

"Her birimiz günde yaklaşık 60.000 şey düşünür. Amaç ve hedefler bir kağıda yazıldığın da, bilinçaltımıza kırmızı alarm göndermiş olur. Bunun üzerine zihin güdümlü bir füze gibi amacını gerçekleştirmek için tüm fırsatları araştırır."

Kitap yapmakla yükümlü olduğumuz her türlü davranışın gerekliliğinin bir başka ifadesidir.

" Küçük amaçları gerçekleştirmek insanı daha büyük amaçları gerçekleştirmeye hazırlar".

" İnsanların verdikleri kararlara bağlı kalamamalarının sebebi, eski alışkanlıklarına geri dönmenin çok kolay olmasıdır."

" Baskı her zaman kötü değildir. Bazen büyük amaçlara ulaşmak için ilham verebilir."

Yeter ki pozitif baskı olsun.

" Hedefini insanlara anlattığın anda üzerinde bunu başarmak içim çaba gösterme yönünde bir baskı oluşacaktır."

" Bir davranışın alışkanlığa kristalize olması için o kişinin o eylemi birbirini izleyen yirmi bir gün sürmelidir."

"Hepimiz burada özel bir nedenle bulunuyoruz. Geçmişinin esiri olmayı bırak. Geleceğin mimarı ol."

Kitabın özellikle sonunda ki "Peter ve Sihirli ip" masalı " anı yaşama konusun da "Sufi Veledi Vakt" yani "derviş vaktin oğludur" prensibini bize anlatıyor.

Kitabı okuyan her bir kişinin, satılacak Ferrari'si yoksa da hayatı daha huzurlu hale getirebileceği,   gündelik  hayatından  çıkarabileceği  bir  şeyler  mutlaka  yardır.